Demet Hoşman ile Hoş Sohbetler: Zehra Su Olgun


Ünlü sanatçımız aynı zamanda başarılı iş kadını Sevgili Zehra Su Olgun bu hafta konuğum. Kendisine içtenliği, güzel kalbi ve bana zaman ayırdığı için bir kez de buradan teşekkür etmek istiyorum. 


Demet Hoşman: Bize Zehra Su Olgun’u anlatır mısınız?
Zehra Su Olgun: Ben 1965 Ankara doğumluyum. Ankara’nın farklı bir kültürü vardır daha mutaassıp daha derli toplu; insanları birbirine saygılı tüm bunları Ankara kültüründen aldım ama çocukluğum da Ege’de geçti hayatımda çok önemliydi. Orada yaşayan insanlardan da sıcaklığı öğrendim. Bu iki kültürün arasında büyümek bana çok şey kattı. En önemlisi sevgi dolu büyüdüğümü düşünüyorum. Çocukluğuma baktığımda hem Ankara hem de Ayvalık’da insanların kapısı birbirine açık, insanların maddi durumları ne olursa olsun birbirlerine üstünlük taslamayan, birbirlerine kavgasında, hastalığında koşan, herkes evinde pişirdiği yemeğin kokusunu komşularım duydu diye yaptıklarından götüren insanlardı. Tüm bunları görerek büyüdüğüm için sevgi dolu bir insan olarak büyüdüm. Beni bu günlere getiren o günlerdi diye düşünüyorum Demetciğim. O yüzden kendimi şöyle anlatabilirim ben Yaratılan her şeye saygılıyım. Kainattaki her şeyi sevmeyi seven biriyim. Hani aşka aşığım derler ya bende öyleyim ve sıkıntılar, dertler beni çok etkilemez. Üzülsem de 5 dakika sonra gülümseyecek bir şeyler buluyorum. Bir kedinin yüzüme bakışında, bir köpeği okşadığımda, bir insanın gözlerime bakarken sevgi ve saygıyı gördüğümde bu benim acılarımı ve sıkıntılarımı gideriyor. Böyle davranmamın sebebini de çocukluğuma bağlıyorum. Her zaman şunu da söylüyorum annelik ve babalık okulları açılmalı. Özellikle kadına şiddetin içimizi parçaladığı bu günlerde bu daha da önemli hale geliyor. Erkeklerin üzerinde özellikle annelerinin önemi çok büyük, onları yetiştirenler anneler ve erkekler; küçük yaşlardan itibaren annelerinden aldıklarını hayatlarının her alanında uyguluyorlar. Annesinden aldığı sevgiyi, görgüyü kendi fıtratından aldıkları ile birleştirerek kadınlara da o şekilde davranıyor. Benim annem mazbut, edepli, adap bilen, sakin ve asil bir Selanik kadını. Çok seviyorum onu. Allah hepimizin annelerine sağlıklı uzun ömürler versin. Anneannem ve annemden çok güzel şeyler öğrendim. Karma bir ailenin çocuğuyum. Bir tarafım İran Horasan bir tarafım Selanik bir tarafımda Rumluk bir tarafımda Alevilik var. Bu yüzden hiç ötekileştirmeyi sevmiyorum. İnsanın iyisi ve kötüsü var. Kötüleri de Allah ıslah etsin diye sürekli dua ederim. Kötülükte olması gereken bir denge belki de. Belki bir gün kötülerde inşallah iyi olmayı seçerler. İyi insan olmanın tadına varırlar. O yüzden ben kötülüklere ve kötü dediğimiz kişilere de çok kızamıyorum. İyi insan olabilmekte bir nasip meselesi diye düşünüyorum. Zehra Su Olgun böyle deli bir kadın. İçindeki çocuğu öldürmeyen, büyütmek de istemeyen yarım yüzyılı sevgi ile saygı ile edeple ama gönlünün istediği şekilde geçiren, kalbinin istediği yere gitmeyi tercih eden bir kadın. Korkusuz bir kadın Zehra hiçbir şey için geç değildir felsefesinde bir kadın, paylaşmayı seven bir kadın az çok tanıyorsun beni. Tabi müziği de çok seven bir kadın. Yıllar önce müzik hayatıma başladığımda imkanlarım güzelken ve önümde tüm kapılar açılırken aşk yüzünden müziğe ara verip iş hayatına soyundum. Hayatımdaki beyefendi izin vermedi bende onu dinledim. Uzun yıllar sonra ilişkiye son verdim ve müziğe geri döndüm. Hayatımdaki bu koşturmacanın içinde iş hayatı, çocuklar, çevre derken bir eksiklik hissettim ve bu müzikti. Tekrar neden olmasın dedim kar amacı gütmeden albümün gelirini kimsesiz çocuklara bağışlayarak bir proje albümü yaptım. Çocukluğumuzdaki şarkıları Aşk Defteri Albümü’mde yeniden sevenleri ile buluşturdum. Ayla Dikmen, Aylin Urgal, Semiramis Pekkan’ın seslendirdiği o güzel şarkıları yeni düzenlemeleri ile seslendirdim. Böyle devam ediyor yalan dünyanın yalan halleri.

Demet Hoşman: Astroloji ile çok ilgilisiniz Akrep burcusunuz bize kendinizi birde burçlar bazında anlatır mısınız?
Zehra Su Olgun: Evet bir Akrep kadınıyım. Bu arada senin çok iyi bir Astrolog olduğunu da söylemeliyim. Bu durum sizde kökten geliyor zannediyorum. Hepiniz öylesiniz. Maşallah aile boyu şifacı ve astrologsunuz. Sendeki bu durumun ruhani bir şey olduğunu düşünüyorum. Ben aslında bu tip konularda çok inanan zor güvenen biriyim aynı zamanda güvenmekte isteyen biriyim. Ama Akrep olmak biraz şüpheci olmayı yaratıyor. Yay burcu horoskopumda çok aktif bu deli hallerim, çılgınlığım, hareketli oluşum Yay burcundan kaynaklanıyor sanırım. Dışa dönük ve sesli düşünürüm. 1. Evimde olan Aslan ve Başak beni tertipli ve düzenli yapıyor. Hizmet etmeyi çok seviyorum. Hizmet etmek benim için aslında dinlenme ve meditasyon gibi… Yemek yapmayı çok seviyorum. Elimin altında fazla malzeme olmasa bile ortaya harika yemekler çıkarırım. Sevdiklerimi yedirmeyi, onlarla ilgilenmeyi çok seviyorum. Sabah kalkar çocuklarımın ağzına faydalı olduğu için bir tane sarımsak yuttururum, limonlu zencefilli sular hazırlar zorla içiririm. Sigaraya da çok karşıyım sanırım Başak burcunun da haritamda aktif olmasından kaynaklanıyor bu durum.
Senin bildiğin gibi Akrep burcunun iki yönü var. Sürüngen Akrep - uçan Akrep meselesi var. Ben hiçbir zaman sürüngen Akrep olmadım. Sürüngen Akreplerle de hiç anlaşamıyorum. Çünkü onlar çok ketum ve çok cimriler. Bunlar bende hiçbir zaman olmadı. Ben son parama kadar paylaşmayı seven biriyim. İçi dışı bir olan bir akrep kadınıyım.

Demet Hoşman: Sizi zorlayan hiç olumsuz özelliğiniz yok mu?
Zehra Su Olgun: Hiç kin gütmüyorum ve bu durumu değiştirmeyi isterdim. Kin olmasa bile bu kadar affedici olmak haritamdaki hangi etkilerden geliyor bilmiyorum ama bu halime kızıyorum. Herhalde Bektaşi tarafım nedeni ile böyleyim. Küs olmayı bilmem ben, bana büyük kötülük yapan insanlara hiç olmazsa bir süre dargın durabilmeyi isterdim.

Demet Hoşman: Hiç mi yok kızma ve küsme durumları?
Zehra Su Olgun: Sıfır inan Demetciğim. Kin ve kıskançlık duyguları gelişmemiş bende. Tabi böyle olunca aptal yerine koyuluyorsun bu da beni çok sinirlendiriyor. Doğru aşığıyım. Hiç istemediğim kabul edemeyeceğim bir durum bile olsa karşımdaki doğruyu söylesin içim yansa bile empati yapar ve affederim o kişiyi. Hatta bana doğruyu söylediği için ona minnettar olur teşekkür de ederim.

Demet Hoşman:
Aslında bu durum Akrebin olumlu özelliklerinden geliyor. 
Zehra Su Olgun: Öyle mi ?
Demet Hoşman: Evet Akrep burcu ilişkilerde bile anlaşma yapmayı sever. Karşı tarafı incitse bile günü birlik bir ilişki içinde ise veya sadece cinselliğe dayanıyor ise ilişkisi karşı taraf onun aşkı ile yanıyor olsa bile o umut vermez ve ne hissediyorsa onu söyler. Karşı tarafın acı çekmesine üzülse bile onun için aslolan dürüstlüktür. Aşık olduğu zaman da bunu söyler ve sonuna kadar yanında olur sevdiğinin.
Zehra Su Olgun: Bu yüzden demek ki hiçbir zaman gizli bir ilişki yaşamadım. Zehirim de sevgimde dışarı akar.
Demet Hoşman: Aslında bu çok güzel bir özellik fakat karşı taraf incindiği için sizi yanlış yargılayabiliyorlar.
Zehra Su Olgun: Çok Haklısın bizim toplumuzda bu özelliğe deli diyen de oluyor oynuyor mu acaba diye düşünen de oluyor.
Demet Hoşman: Çünkü akrebe aşık bir kişi karşılığını alamıyorsa zehirli akrep diyor suçluyor sizi.
Zehra Su Olgun: Çocuklarıma da çok dürüstüm. Bazı anneler sevgileri yüzünden çocuklarını eleştirmiyor’ benim çocuğum yapmaz’ benim çocuğum haklı der olası sorunlarda ben ise eleştiririm. Başkalarını suçlamadan önce sevdiklerimi irdelerim. Çünkü biz insanız ve hata yaparız. Hatalarımızla kusurlarımızla büyüyeceğiz ve düşe kalka gelişeceğiz. Acımasızca kendimi de sevdiklerimi de eleştiririm.
Demet Hoşman: Akrebin aşırı dürüstlüğü karşı taraf istediğini alamayınca acımasız olarak nitelendirilmenize sebep oluyor.
Zehra Su Olgun: Ama yıllar sonra bizim doğruları söylediğimizi anlıyorlar. Geç olsa da. Tabi hayat her anlamda uzun beklenmeyecek kadar kısa Demetciğim biliyorsun. Anı yaşamak önemli. Allahın karşımıza çıkardığı insanları ve olayları kabul etmek gerekli. En kötü olay veya kötü dediğimiz kişiler de bize bir şeyler öğretmeye geliyor. Ayrıca ben en kötü kişinin bile iyi bir özelliği olduğuna inanırım. Herkes şaşabilir ve isterse doğru yolu da bulabilir.

Demet Hoşman: Pişmanlıklarınız var mı?
Zehra Su Olgun: Pek yok aslında aynı hayatıma yeniden gelme olanağım olsa yine aynı şeyleri yapardım. Çünkü onca kötülük içinde Zehra Su’nun aynı şekilde kalması da önemli. Pişmanlık değil ama coğrafya bir kader belki coğrafyamı değiştirirdim. Hayata dair pişmanlıklarım yok. Çünkü sevmek istediğimi sevdim, gitmek istediğimde de gittim. Sevin, sevin ve bağışlayın. Bundan zarar görüyor muyuz illaki görüyoruz. 4 çocuğuma da bunu öğrettim ve onlarda zarar görüyor ama bıçak sırtında giderken mucizeleri de görüyoruz. Maddi kayıplarım da oldu ama ben değişemiyorum. Öğreniyorum, gelişiyorum ama değişmek zor. Zevklerimiz değişiyor belki zaman içinde örneğin 15 yıl önce kemençeyi çok seveceksiniz deseler inanmazdım ama şu an bayılıyorum. Renk seçimleriniz, giyiminiz belki değişiyor. Geçmişe bakınca tüm kayıpları yaşamak adına doğruları söylemekten vazgeçmedim vazgeçmem de. Eğer biraz politik davranmayı bilsem şu anda bile maddi olarak çok daha fazla kazanırım ama yapamam bunu. Bunu yaparsam geçmişimi inkar etmiş olurum. Ne pahasına olursa olsun doğruları söylemekten yanayım.
Demet Hoşman: Böyle renkli bir hayatın içinde Zehra’nın keşkeleri oldu mu ? 
Zehra Su Olgun: Herhalde tek keşkem Aşk konusundadır. Hepimizin parmak izi, kalp atışı ve retinası birbirinden farklı Rabbim hepimizi farklı yaratıyor ve aşkı yaşama şeklimizde farklı. Ben bir kez aşık oldum ve evli bir adama aşık oldum. Bu durum benim canımı o kadar çok acıttı ki. Hayatımda yaşadığım her olumsuz durumu acaba ben o kadının ahını mı aldım diye düşündüm. Oysa ki ne ben ne de o adam o kadını kandırmadık. Tanıştığımızın ilk üç ayında üçümüz bir araya geldik ve tam dokuz saat bu konuyu masaya yatırdık. Aslında dürüstçe yaşanan bir ilişkiydi. O kadınla da farklı şartlarda bir araya gelsek benim en iyi dostum olabilirdi. Neticede mağdur olan karşı tarafmış gibi görünse de mağdur olan bence 2. Kadın ve erkek. Erkek içinde çok zor bir tarafta evlatlar ve nikahlı olduğu eşi diğer yanda sevdiği kadın. O nedenle erkek de 2. kadın da aslında arafta kalıyor ve çok zor bir durum. Çünkü o ilişki içindeyken tamamen mutlu olmak imkansız. Onun çocuklarına da üzülüyor sürekli empati yapıyorsunuz. O kadını da kendi yerime koyup sürekli olarak fedakarlıklar yaptım. Şimdiki aklım olsa gözümü mü kör ederdim, kalbimi mi çıkarıp atardım bilmiyorum ama o ilişkiyi devam ettirmezdim. Ama gerçek bir aşktı 15 yıl boyunca defalarca ayrılık kararı da alsak sürdüremedik. Kader adeta bizi bir araya getirdi. Trafik kazası geçirdi beyefendi ve ben ona baktım veya türlü olumsuz işler geldi başına ve ben onu o halde bırakamadım. Ama dediğim gibi hayatımdaki tek keşkem budur Demetciğim.

Demet Hoşman: Yeniden dünyaya gelme şansınız olsa ve seçme şansı da elinizde olsa aynı hayatı seçer miydiniz?
Zehra Su Olgun: Yeniden dünyaya gelme şansım olsa biraz daha bilge bir anne baba ile büyümüş olmak isterdim. Babam uluslararası bir kumarbazdı 13 yaşında evlendirildim. Çocuk anne
 olmak dram. 4 çocuk sahibi olduğumda henüz 24 yaşındaydım. Hayata yeni başlamam gerekirken ben sanki tüm kitapları okuyup kapatmış gibiydim acılarla. Beraber büyüdük çocuklarımla çok şükür ki onlar iyi kalpli ve sevginin kıymetini bilen çocuklar. Onca sıkıntıdan sonra çocuklarım benim için en büyük ödül ve kazanç şükürler olsun. 

Demet Hoşman: Örnek aldığınız bir sanatçı var mı ?
Zehra Su Olgun: Naçizane fikrim sanatçı farklı olsa bile halkın içinde olmalı. Gördüğü yanlışları olumlu yöne çevirebilmek için elindeki imkanları kullanmalı. Sanatçı demek hayatını bedavaya getiren, sosyal medyadan aldığı bedava ürünleri reklam yaparak her şeyi paraya çeviren biri olmamalı. Bedava yemekler, bedava oteller, bedava giysiler giyen kişileri sanatçı olarak görmüyorum. Sanatçı ruhundaki zenginliği ortaya çıkarıp kapalı kitlelere de ulaşmaya çalışandır. Başkasına da el verendir sanatçı bu nedenle örnek alabileceğim pek sanatçı yok. Allah rahmet eylesin Zeki Müren, Ferdi Özbeğen işlerini iyi yaptılar bir duruşları vardı ve tüm kazançlarını bağışlayan sanatçılar bunlar. Sanatçı politik veya halktan da eleştiri alsa yarın işsiz kalabilme ihtimali de olsa doğruları söylemeli. Kaç tane kaldı bunlardan çok az. Allah onları da var etsin inşallah. Yalakalıkla, protokol de önde olayım diye doğruları söylemeyen cebinin dolması için davranan kişileri saymıyorum sanatçı olarak. Mesela Haluk Levent hayır konserleri veren, sosyal projeler içinde olan bir sanatçı Murat Boz’un da bu şekilde davrandığını duyuyorum o nedenle bende saygı uyandırıyorlar. Allah böyle kişilerin hangi meslekten olursa olsun birini bin etsin. İyi müzik yapmak, harika bir ses, muhteşem oyunculuk değil sadece sanatçı olmak. Sanatçı elindeki imkanları halkın lehine kullanandır. 


Demet Hoşman: Aşk konuşmalarımızın arasında geçti ama aşkı bu başlık altında yeniden anlatır mısınız?
Zehra Su Olgun: Aşk elini taşın altına koymak, aşık olduğun kişi için gururunu, kişiliğini, benliğini bir tarafa bırakıp onun ruhunda onun bedeninde tek olmak. Zaten Allaha giden aşkta böyle başlamıyor mu Demetim? “Hamdım, piştim, yandım” diyor ya Hz. Mevlana önce hamlıktan başlıyor bu iş sonra o aşk insanın burnunu sürte sürte pişiriyor sonra yanma makamında gözünüzde dünya malı önemini kaybediyor. Başka birinin güzelliği veya yakışıklılığı da cezbetmiyor gerçek aşkta. Yaratıcıya olan aşk sonsuz ve bundan sonrasında Rabbime daha dönük olmaya çalışıyorum. Aşk bambaşka bir şey ve doğuştan aşka aşık biriyim. Tepki de görsem yuhalansam da özel hayatımda da işimde de hep sahnenin ortasında oldum. Kenardan seyredenlerden korkanlardan olmadım. Allah herkese aşık olmayı nasip etsin ama herkese de nasip olmuyor. O mayın herkesin kalbinde patlamıyor. Çok kıymetli bir mayın o.

Demet Hoşman: Aşk ancak bu kadar güzel anlatılır. Bende sizin gibi düşünüyorum.  Kulu sevmeden Allaha ulaşamıyor insan. Kendini sevmek ve kendini keşfetmekte aslında aşkla başlıyor.
Evlilikler günümüzde eskiye oranla daha çabuk bitiyor sizce boşanmaların artmasının sebepleri neler? Ve evli çiftlere vereceğiniz öğütler var mı?
Zehra Su Olgun: Geçmişteki güzel adamlar ve kadınlar azaldı. Özellikle de sosyal medya ilişkilere çok zarar verdi. Ben çok fazla yolculuk yapıyorum ve genelde arabamla güzel ülkemin manzaralarını seyrederek gidiyorum. Bazen bir çınar altı kahvesi bazen bir tarlada çalışan kişilerin arasına da giriveriyorum, bakıyorum ve kadınların da erkeklerin de ellerinde akıllı telefonlar sürekli olarak sosyal medyadalar. Eğer kişi kendini yetiştirmemiş ve özenti içinde ise sosyal medya evlilikte dahil tüm ilişkilerde tehlikeler doğuruyor. Para da, ün de böyle hazmedememiş kişinin eline geçtiğinde çok tehlikeli oluyor. Doğal olarak bu durum evliliklerinde kısa süreli olmasına yol açabiliyor. Halbuki eskiden kol kırılır yen içinde kalırdı. Şimdi ki evliliklerde küçük şeyler bile büyütülüyor ve mahremiyet kalmadı.
Zehra Su Olgun: Kadından psikolojik ve fiziksel şiddet gören erkek de çok fazla ama dile getiremiyorlar. Erkekleri tehdit eden kadınlar, ayrılık oluşursa sana şunu yaparım vs. diyenler yok mu? Bana varlık vermezsen senin düşmanlarınla birlik olurum diyen kadınları da biliyoruz. Erkeklerin de bir kısmı çok mağdur bu ülke de ama erkek mahremini kadına oranla daha zor paylaşıyor.
Demet Hoşman: Çağımız kadınları eril enerjiye teslim etti, erkek gibi düşünmeye ve yaşamaya başladılar. Erkeklerde daha dişi enerjiye teslim oldular sanki. Erkekler daha tembelleşti gibi geliyor bana ev yükü almak sorumluluk almak ağır geliyor. Kadınlarda eşitlik adına aslında ezici olmaya başladılar. Ben daha önde olacağım diye bir yarışa girdiler. Halbuki evlilik yarış değil ki bazen o önde olur bazen siz ama çoğunlukla yan yana olmaya çalışmalı iki tarafta.
Zehra Su Olgun: Aileden alınan eğitim de önemli tabi. Eşiniz ile dost olabilmek çoğunluğun atladığı bir nokta. Örneğin 3000 km yol gidip iki saat uyuyup sevdiğim adam yeniden yola çıkacak diye kalkıp ona kahvaltı hazırlardım bu beni ondan daha altta veya ezilen kadın yapmaz ki. Çünkü sevgi böyle bir şey o tüm gün ne yer içer diye düşünmek.
Demet Hoşman: Siz de çok evcimen bir kadınsınız. 
Zehra Su Olgun: Aslında yine empati Demetim ben erkek olsam kadınım benim gözümün içine baksın isterdim. Ama tek taraflı olmaz. Gerektiğinde erkek de kadına yemek hazırlamalı onu kendisinden çok düşünmeli. Erkek de kadının ayağını yıkamalı bu onu eksiltmez kadının gözünde yüceltir. Sevdiğiniz zaman her şeyi yaparsınız hiçbir şey yük olmaz.
Demet Hoşman: Fedakarlık gibi görünen ama aslında sevgi sunumunu şimdilerde pek yapmıyorlar.
Zehra Su Olgun: Evlilikle formalite gibi oldu. Bir sürü masraflar yapılıyor, protokoller gelsin. Önemli adamlar gelsin nikah şahidin olsun. Bunu da çok saçma buluyorum. Benim ve çocuklarımın nikah şahidi bizim gözyaşımızı silen kalpten sevdiklerimiz olsun. Ah şu özenti.
Demet Hoşman: Bence de ilişkilerin bozulma nedenlerinden en önemlisi de özenmeler değil mi? Başkasının malına özenmek, onun evine, eşyasına özenmek ve kendi hayatını sürekli olarak başkaları ile kıyaslamak, imkanlarının üstünde yaşamaya çalışmak ve cebindeki ile harcadığının denk düşmemesi nedeni ile borçlar geçinememek ve çatlayan evlilikler.
Zehra Su Olgun: Aynen Demetciğim. Onun karısında o var bende yok diye yarışma hali. Genç kadınlara bakıyorum hepsi birbirine benziyor henüz 17 yaşında çocuk dediklerimiz bile kaşına botoks yaptırıp havaya kaldırıyor. Çekik gözler birbirine benzer yüzler tüm doğallıklarından yoksun oluyorlar. Ne yazık. Biz Akdeniz ırkıyız nedir bu bizim esmer kadınlarımızın sarışın olma sevdası. Güzel olacağım diye çirkin oluyorlar, komik oluyorlar farkında değiller. Gitgide doğal olandan uzaklaştık ve hayatın her alanı bu hale geldi.

Demet Hoşman: Siz çok başarılı bir sanatçısınız ben sizin sahnenizi de gördüm sadece şarkı söylemiyorsunuz siz şarkı aralarında izleyenleri hem güldürüyor hem de düşündürüyorsunuz harikalar yaratıyorsunuz. Peki size özenen başka sanatçılara özenen ben de sanatçı olmalıyım diye düşünen gençlere öğütleriniz, altın değerinde uyarılarınız var mı?
Zehra Su Olgun: Sansasyonla bir yerlere gelmeye çalışmasınlar. Kimseyi karalamadan ilerlemeye çalışsınlar, ben hırslı biri değilim; ünden, paradan çok severek söyledim şarkılarımı ve en iyisini yapmaya çalıştım. Binlerce şarkının olduğu güçlü bir repertuarım var o nedenle de beni tanıyanlar sahnemi izleyenler şarkı söylerken şarkılarla bütünleştiğimi görürler. Önce işimizi sevmek gerekiyor çok çalışmak doğru yoldan sapmamak ve sürekli kendini geliştirmeye uğraşmalı insan. Şarkı aralarında göz göze geldiğiniz zaman izleyici ile bilgi ve birikiminiz yoksa iki laf edemezsiniz ve kuru olur o sahne.
Demet Hoşman: Siz sahnede aynı zamanda bir şovmensiniz şarkılar içimize işlerken aralarda kahkahalarla gülüyor ve rahatlıyor insanlar.
Zehra Su Olgun: Bir şarkı bir türkü ezberlemekle olmuyor bu işler. Ruhunuzu geçirecek aynı zamanda vermek istediğiniz mesajı da doğru bir şekilde birazda hicvederek vermeniz gerekiyor.
Demet Hoşman: Sahne dolgunluğu zeka da istiyor.
Zehra Su Olgun: Tabi ki çok haklısın. Ben sahnedeyken izleyicimle bütünleşirim o an ne söylediğini hisseder ve ağız okurum adeta mesela bakıyor kadın bana ve yanakları, dudakları dolgu diyor. Bilen de bilemeyen de konuşuyor bende hemen cevap veriyorum sahneye çocukluk fotoğrafımla çıkacak halim yok her şeyim orijinal diyorum ve en çokta kendimle dalga geçiyorum sahnede. Şaşırıyor kadın nasıl hissetti diye. Ülkemizde kadınların çoğu hem cinsini sevmiyor ve aşağılamaya ayağından çekmeye çalışıyor. Bu arada estetiğe karşı değilim ama ördek dudakları ifadesiz yüzleri sevmiyorum ve kendimde doğallıktan yanayım.
Demet Hoşman: Yeni projeler var mı?
Zehra Su Olgun: Ben hırslı biri değilim. Hırslı olsam stüdyodan çıkmam herhalde. İş hayatım halen devam ediyor ve çok fazla sorumluğa sahibim. Ama ne kadar yoğun olursam olayım sosyal projelerin her zaman içindeyim. Çocuklar, yaşlılar, kimsesizler, hapishanedeki kadınlar ve yavruları için bana gelen her teklifi kabul ediyorum ve elimden ne geliyorsa yapmaya çalışıyorum.

Demet Hoşman: Dolu dolu bir sohbet oldu çok teşekkür ederim. Çok eğlendik, çok güldük ve çok şey paylaştınız. Hatta bazı anlattıklarınızı isterseniz yazmayayım dememe rağmen her şeyi yaz kimseden ne korkarım ne de saklayacak bir şeyim var diyerek o güzel yüreğinizi ortaya koydunuz. Ne mutlu bana sizi tanımışım. Çok kıymetlisiniz.
Zehra Su Olgun: Ben de çok teşekkür ederim. Sen işini iyi yapan ve Astrolojiyi de yılların bilgisi ile harmanlayan kalbi güzel hayır işlerinde koşturan benim güzel Demetimsin. Allah hayatıma seni getirdiği için şükürler olsun. Çok teşekkürler Demetim her şey gönlünce olsun. Ben seni çok seviyorum. Ben insanlara iyilik yapan el uzatan herkesi çok seviyorum.
Demet Hoşman: Ben de sizi çok seviyorum. Her şey kalbinize göre olsun.


Share on Google Plus

About sibelizliyor

This is a short description in the author block about the author. You edit it by entering text in the "Biographical Info" field in the user admin panel.
    Blogger Comment
    Facebook Comment

0 yorum :

Yorum Gönder